Erteleme genellikle tembellik değildir. Çoğu zaman beynin önündeki işi “büyük, belirsiz ve sıkıcı” olarak gördüğü için ondan kaçınmasıdır. “Bugün matematik çalışacağım” cümlesi kulağa dağ gibi gelir; dağ gibi gelen şeye de kimse başlamak istemez.
Motivasyonu bekleme, o genelde başladıktan sonra gelir
Yaygın bir yanılgı, “canım isteyince çalışırım” diye beklemektir. Oysa çoğu zaman sıralama terstir: önce başlarsın, birkaç dakika sonra iş akmaya başlar, motivasyon da o zaman gelir. Yani motivasyon başlamanın sebebi değil, çoğu kez sonucudur.
İki dakika kuralı
Kendine “tam bir saat çalışacağım” deme; “sadece iki dakika açıp bakacağım” de. İki dakika herkesin kaldırabileceği kadar küçüktür. Başladıktan sonra devam etmek, başlamaktan çok daha kolaydır.
İşi bölerek küçült
“Matematik çalış” bir görev değil, bir başlıktır. Beynin ne yapacağını tam bilmediği için oyalanır. Onu somut ve küçük bir ilk adıma indir:
- “Matematik çalış” yerine → “Dün işlenen 3 soruyu yeniden çöz.”
- “Tarih çalış” yerine → “Bir sayfayı okuyup 3 cümlelik özet yaz.”
- “İngilizce çalış” yerine → “10 yeni kelimeyi bir kez sesli tekrar et.”
İlk adım ne kadar somut ve küçükse, başlaması o kadar kolaydır. Amaç bitirmek değil; sadece harekete geçmek.
Ortamı, sen karar vermeden önce hazırla
- 1Masanı çalışmadan bir gece önce hazırla; sabah karar vermek zorunda kalma.
- 2Telefonu görüş alanının dışına koy. Yakında duran telefon, açmasan bile dikkatini çeker.
- 3İlk yapacağın tek şeyi bir kâğıda yaz ve masaya bırak. Oturunca ne yapacağını düşünmek zorunda kalmazsın.
- 4Bir başlangıç ritüeli belirle: su doldur, otur, iki dakika sayacı başlat. Aynı ritüel zamanla “çalışma moduna” geçmeni kolaylaştırır.
Mükemmel an gelmeyecek
“Kafam daha net olunca”, “şu iş bitince” diye beklersen, o an çoğu zaman hiç gelmez. Kötü bir başlangıç, hiç başlamamaktan iyidir. Beş dakikalık dağınık çalışma bile sıfırdan çoktur.
Başlamayı kolaylaştırmak bir yetenek değil, bir alışkanlıktır. Eşiği her küçülttüğünde, o alışkanlık biraz daha güçlenir.