Kalabalığın gittiği yol cazip, çünkü güvenli hissettirir. Herkes gidiyorsa yanlış olamaz, değil mi? Üstelik yalnız kalma riskini ortadan kaldırır: arkadaşların oradaysa yeni bir yerde sıfırdan başlamak zorunda kalmazsın. Bunlar küçümsenecek sebepler değil; ama bir kararın tek sebebi olunca eksik kalırlar.
Kalabalık neden bu kadar ikna edici?
İnsan belirsizlikte başkalarına bakar. Ne yapacağını bilmediğinde çoğunluğu izlemek düşünme yükünü azaltır. Sorun şu ki çoğunluk da çoğu zaman aynı nedenle birbirine bakıyordur. Kalabalığın her üyesi “herkes gidiyor” diye gidiyorsa, aslında kimse gerçekten seçmemiş olabilir.
Küçük ama önemli
Bir yolun kalabalık olması onun iyi olduğunu değil, popüler olduğunu gösterir. İkisi bazen örtüşür, bazen örtüşmez. Farkı ancak kendi ölçütlerinle bakınca görürsün.
Kendi yolunu tanımak
Kendi yolunu bulmak için kalabalığa karşı çıkman gerekmez. Bazen kalabalığın yolu seninkiyle aynıdır ve bunda hiçbir sakınca yok. Önemli olan oraya kendi sebeplerinle varmak. “Neden bu okul?” sorusuna “herkes gidiyor” dışında bir cevap verebiliyor musun? İlgi alanın, günlük hayatın, öğrenme biçimin bu seçimin neresinde duruyor?
Bir de şu var: Arkadaşlarınla aynı yere gitmek güzel bir güvence gibi görünse de insanlar zamanla değişir, yollar ayrılabilir. Dört yıl boyunca her sabah gideceğin yeri, bir arkadaşlığın ne kadar süreceği tahminine göre seçmek riskli olabilir.
Denemeye değer
Düşündüğün seçeneği kalabalık yokmuş gibi değerlendir: Kimse oraya gitmiyor olsaydı yine de seçer miydin? Cevabın evetse yol muhtemelen senin de yolun. Tereddüt ediyorsan sebeplerini yeniden yaz.
Herkesin gittiği yol senin yolun olabilir de olmayabilir de. Bunu kalabalığın büyüklüğü değil, senin sebeplerin belirler. Aynı yolda yürümek sorun değil; yeter ki neden yürüdüğünü bil.