Konuşma neden hep kriz anında başlıyor?
Telefon çoğu evde ancak bir sorun olduğunda konu edilir: yemek soğurken, ödev yapılmamışken, saat gece yarısını geçmişken. O an çocuğunuz bir oyunun, bir sohbetin ya da bir videonun ortasındadır; siz de yorgun ve öfkelisinizdir. İki taraf da en az dinleyebildiği anda konuşmaya çalışır. Çocuk bu konuşmaları bir süre sonra “telefon elimden alınacak” diye duymaya başlar ve daha ilk cümlede direnir.
Süre yerine kullanım anı
“Günde kaç saat?” sorusu hemen pazarlığa döner. Onun yerine günün belirli anlarına bakın. Telefon her anda aynı işi görmüyor; bazı anlarda işe yarıyor, bazılarında yalnızca oyalıyor.
- Sabah uyanır uyanmaz
- Ders çalışmaya oturmadan hemen önce ve çalışırken
- Yemekte
- Arkadaşlarıyla plan yaparken, ödev sorarken
- Yatmadan önceki son yarım saat
Bu anları birlikte gözden geçirdiğinizde çocuğunuz da hangilerinde telefonun kendisine iyi gelmediğini çoğu zaman kendi söyler. Kuralı sizin koymanız ile onun fark etmesi arasında, uygulamada büyük fark olur.
Birlikte konabilecek üç tür sınır
- Yer sınırı: Telefonun girmediği yerler. Örneğin yemek masası ya da gece yatak odası.
- Zaman sınırı: Telefonun kenarda durduğu zamanlar. Örneğin ders çalışma bloğu ya da yatmadan önceki yarım saat.
- Geçiş sınırı: Telefonu bırakma anını önceden haber vermek. “On dakika sonra kapatıyorsun; sonra ne yapacaksın?”
Üçünü birden koymaya çalışmayın. Evinizde en çok kavga çıkaran anı seçip tek bir sınırla başlamak, bir sayfalık kural listesinden daha kolay tutunur.
Sizin ekranınız
Çocuklar söylenenden çok yapılana bakar. Yemekte mesajına bakan bir yetişkinin “yemekte telefon yok” kuralını uygulatması zordur. Konuşmaya kendi alışkanlığınızı da katın: “Ben de akşamları fazla bakıyorum, ikimiz için bir kural bulalım.” Bu cümle sizi zayıf göstermez; kuralı “bana karşı” olmaktan çıkarıp “bizim için” yapar.
Kural çalışmıyorsa neyi değiştirmeli?
- Kural çok mu geniş? “Akşamları daha az” yerine “yemekte telefon mutfakta” gibi görülebilir bir kural deneyin.
- Kuralı kim koydu? Yalnızca siz koyduysanız çocuğunuzun önerisini alıp yeniden kurun.
- Bırakınca yapacak bir şey var mı? Telefonun yerine konacak bir şey yoksa boşluk yine telefonla dolar.
- Kural size de işliyor mu?
- Her ihlal kavgaya mı dönüyor? Kuralı sakin bir cümleyle hatırlatıp geçmeyi deneyin.
Her yoğun kullanım bağımlılık değildir
Telefonu çok kullanan her çocuğa “bağımlı” demek hem yanlış olabilir hem konuşmayı bitirir. Bakılacak yer telefonun neyin yerini aldığıdır: Uyku, okul, arkadaşlık ve hareket yerindeyse çoğu zaman konuşulacak şey bir alışkanlıktır, bir teşhis değil.