Görünmeyen işler
Bir grup işinde slayt hazırlamak ya da metin yazmak herkesin gördüğü kısımdır. Bir de kimsenin adını koymadığı işler vardır:
- Konuyu parçalara ayırmak ve kimin ne yapacağını yazmak.
- Tarihleri takip etmek, gruba hatırlatmak.
- Parçaları tek dosyada birleştirmek; dili ve görünümü aynı hâle getirmek.
- Kaynakları kontrol edip kaynakçayı yazmak.
- Sunum sırasını ve süreyi ayarlamak.
- Teslimden önce son okumayı yapmak.
“Herkese dört slayt” neden her zaman adil değil?
Eşit parça adil görünür, çünkü sayması kolaydır. Ama giriş slaytı ile veri toplanması gereken slayt aynı emeği istemez. Üstelik eşit paylaşım yukarıdaki listeyi hiç hesaba katmaz. O işler sahipsiz kalır ve genellikle sonucu en çok dert eden kişinin üstüne yıkılır.
İş yerine sorumluluk paylaşmak
“Sen şu slaytları yap” demek birine iş verir. “Kaynaklar sende” demek sorumluluk verir: Kaynakların doğru ve eksiksiz olmasına o kişi bakar, gerekirse yardım ister. Görünmeyen işlere bir ad koyup yanına bir isim yazınca o işler de görev listesine girer.
Son dakika kurtarıcısı
Hemen her grupta işler sarpa sarınca devreye giren biri olur. Kurtarıcı olmak bazen iyi hissettirir, bazen de insanı içten içe kızdırır. İki durumda da grup aynı şeyi öğrenir: Nasılsa biri toparlar. Kurtaran sensen, bir sonraki işte toparlama görevini baştan listeye yazdır. Kurtarılan sensen, bunun birine bir gece uykuya mal olduğunu bil.
İş bitince beş dakika
Sunumdan sonra kimse geriye bakmak istemez. Yine de beş dakikalık bir konuşma bir sonraki grup işini kolaylaştırır: Ne iyi gitti? Kim neyi üstlendi de fark etmedik? Bir dahakine neyi baştan konuşalım?
Denemeye değer
Bir sonraki grup işinde slaytları paylaşmadan önce beş dakika ayırın ve yapılacak bütün işleri yazın; görünmeyenler dahil. Sonra her işin yanına bir isim koyun.