Görüşmeden önce: çocuğunuzla konuşun
Görüşmeye çocuğunuzdan habersiz gitmek, onda “hakkımda konuşulacak” kaygısı yaratabilir. Bir gün önce kısa bir konuşma yapın: “Yarın öğretmeninle görüşeceğim. Sence ne konuşmalıyız? Ona sormamı istediğin bir şey var mı?” Bu soru hem çocuğunuzun neyi dert ettiğini gösterir hem de görüşmeyi ona karşı değil, onun için yapılan bir şeye dönüştürür.
Üç soruyla gidin
- “Derste nasıl? Katılıyor mu, soru soruyor mu?”
- “Sizce en çok hangi konuda zorlanıyor?”
- “Evde onu desteklemek için ne yapabiliriz, ne yapmamalıyız?”
Notları zaten biliyorsunuz ya da sistemden görebiliyorsunuz. Öğretmenin size sistemde göremeyeceğiniz şeyi anlatabileceği yer, çocuğunuzun sınıftaki hâlidir: dikkati, arkadaşlarıyla ilişkisi, sorduğu sorular.
Görüşme sırasında
- Kısa not alın; eve dönünce neyin söylendiğini hatırlamak zorlaşır.
- Duyduğunuz bir eleştiriye hemen savunmayla karşılık vermek yerine bir örnek isteyin: “Bunu nerede görüyorsunuz?”
- Öğretmenin önerisini anlamadıysanız sorun: “Bunu evde nasıl uygulayabiliriz?”
- Başka bir çocukla karşılaştırma istemeyin ve yapılırsa üzerinde durmayın.
Ciddi bir konu varsa ayrı randevu isteyin
Zorbalık, sürekli bir uyum sorunu ya da öğretmenle çocuğunuz arasında bir gerginlik gibi konular kalabalık bir veli toplantısında birkaç dakikada konuşulmaz. Bu durumlarda ayrı bir görüşme isteyin; gerekirse rehber öğretmeni de görüşmeye çağırın.
Eve dönünce
Çocuğunuz büyük ihtimalle kapıda “Ne dedi?” diye bekliyor olacak. Önce öğretmenin söylediği iyi bir şeyle başlayın, sonra üzerinde çalışılacak tek bir konuyu söyleyin. “Öğretmenin derste çok güzel sorular sorduğunu söyledi. Matematikte biraz zorlandığını da söyledi; bunun için ne yapabiliriz?” Uzun bir eleştiri listesi aktarmak, görüşmenin bütün faydasını götürebilir.
Öğretmenle aynı tarafta olmak
Görüşmenin amacı suçlu bulmak değil, çocuğunuz için ortak bir yol bulmaktır. “Evde biz şunu görüyoruz, okulda siz neyi görüyorsunuz?” cümlesi, iki tarafın gözlemini birleştirir.