Mükemmeliyetçilik nasıl görünür?
- Başlamayı ertelemek: “Tam hazır olunca başlarım.”
- Aynı kısmı defalarca yeniden yapmak, işin geri kalanına sıra gelmemek.
- Ayrıntılarda kaybolmak: biçim, renk, düzen; içerik bekliyor.
- Bitirince de memnun olmamak: “Daha iyi olabilirdi.”
- Yarım bir işi göstermektense hiç göstermemek.
Çıta nerede durmalı?
Mükemmel diye bir çıta yok; her zaman biraz daha iyi olabilir. Bu yüzden “mükemmel olunca bitiririm” diyen kişi hiçbir zaman bitiremez. İşe yarayan çıta “yeterince iyi”dir: İşin amacını karşılayan, istenenleri içeren ve zamanında biten hâli.
Yeterince iyi çıtasını kur
- 1İşin amacını tek cümleyle yaz: “Bu ödev, öğrendiğim üç şeyi örnekle göstermeli.”
- 2Teslim için olması gerekenleri listele. Öğretmenin bir değerlendirme ölçütü verdiyse ona bak.
- 3İşe bir süre koy: “Bu bölüme 40 dakika.” Süre bitince bir sonraki bölüme geç.
- 4Her şey yerindeyse ve süre dolduysa teslim et. Kalan pürüzler ikinci bir tura kalabilir, ama ancak her şey bittikten sonra.
Teslim etmeden önce üç soru
- İstenen her şey var mı?
- Okuyan ya da dinleyen kişi ne demek istediğimi anlar mı?
- Şu an yapacağım değişiklik işi gerçekten değiştirir mi, yoksa yalnızca beni rahatlatır mı?
Üçüncü soru en önemlisi. Son saatlerde yapılan değişikliklerin çoğu işi iyileştirmez; yalnızca teslim anını erteler.
Bitmiş iyi iş, bitmemiş mükemmel işten iyidir
Teslim edilmeyen ödev, ne kadar iyi düşünülmüş olursa olsun, puan almaz ve geri bildirim de almaz. Teslim edilen iyi bir iş ise sana neyin işe yarayıp neyin yaramadığını öğretir. Bir sonraki işi daha iyi yapmanı sağlayan şey de bu geri bildirimdir.
Denemeye değer
Bu hafta bir işi bilerek “yeterince iyi” bırak: Süreyi koy, süre dolunca teslim et. Sonra gelen geri bildirime bak. Gerçekten eksik kalan neydi?