Neden bu kadar sık soruluyor?
Çoğu zaman kötü niyetle değil. İnsan kendi notunu bir yere koymak ister: “Ben iyi mi yaptım, kötü mü?” Başkasının notu bunun için kolay bir ölçü gibi görünür. Ama sınıftaki herkes aynı soruyu herkese sorunca, kâğıtlar dağıtıldığı an bir sıralamaya dönüşür.
Söylemek zorunda değilsin
Notun senin bilgin. Paylaşmak istersen paylaşırsın, istemezsen kibarca geçersin. Söylememek bir şey saklamak değil; neyi konuşmak istediğine karar vermektir.
Hazır cümleler
- “Fena değil. Sen nasıl hissediyorsun?”
- “Beklediğim gibi değil, akşam bir bakacağım.”
- “Notu sonra konuşalım, önce şu soruya ne yaptın?”
- “Söylemeyeyim, ama üçüncü soruyu ikimiz de mi karıştırdık?”
Bu cümleler soruyu kapatmaz; konuşmayı nottan sınava çevirir. Çoğu zaman karşındaki de rahatlar.
Yüksek aldıysan
Notunu söylemek ayıp değil. Ama soran kişinin notunun düşük olabileceğini akılda tutmak iyi olur. “Bu sefer şanslıydım” demek zorunda değilsin; “Çok çalışmıştım, iyi geldi” demek hem dürüst hem kırıcı değil.
Düşük aldıysan
O an söylemek istemiyorsan söyleme. Not bir sınavın sonucu; senin ne kadar akıllı olduğunun ya da ne olacağının ölçüsü değil. Notu konuşmak istediğin kişiyi sen seç: güvendiğin bir arkadaş, ailen ya da öğretmenin.
Soran taraf sensen
- Kalabalığın içinde sorma; herkes duyarken söylemek daha zor.
- Cevabı yorumlama: “O kadar mı?” ya da “Nasıl o kadar aldın?” kırar.
- Sınıfı tek tek gezip herkesin notunu toplamak, çoğu kişiye kendini sıralanmış hissettirir.
- Karşındaki söylemek istemezse üstüne gitme.
Denemeye değer
Bir sonraki sınavdan önce, “Kaç aldın?” diye sorulduğunda ne diyeceğini şimdiden seç. Hazır bir cümle, o anki sıkışmışlık hissini küçültür.